![]() |
ALLAH’A TESLİMİYETİN MÜMİNLERE KAZANDIRDIKLARI Evrendeki her varlığın Allah'ın kontrolünde olduğunu bilen mümin, hayatının her anında Allah'a güvenin ve teslimiyetin rahatlığını ve mutluluğunu yaşar. Hayatta onu üzebilecek, mutsuz edebilecek hiçbir şey yoktur. Bu yalnızca Allah'a güvenip teslim olanların sahip oldukları bir ayrıcalıktır.
Allah'a duyulan güven ve teslimiyet, diğer bir ifadeyle tevekkül, iman edenlerin hayatları boyunca yaşadıkları büyük bir konfordur. Mümin, Allah'ın kontrolü dışında hiçbir olayın gerçekleşmediğini bilir. Bu yüzden hiçbir olay karşısında sıkıntı, üzüntü ya da yılgınlık hissetmez. Hayatı boyunca karşılaşacağı her olay kaderindedir ve kaderini Yüce Allah belirlemiştir. Bu yüzden de mümin için hiçbir zaman "kötü" bir olay olamaz. Bazı şeyler kötü gibi gözükse de, gerçekte mümin için hayırlı sonuçlar doğuracaktır. "...Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216) ayeti gereği, iman eden bir kimse Allah'ın kendisi için en hayırlısını dilemiş olduğundan emin olur ve Allah'a sonsuz bir güven duyar.
Allah'a ve O'nun yazdığı kadere teslim olan bir kişi yarın nerede, nasıl olacağının kaygısını taşımaz. Rızkı verenin de alanın da Allah olduğunu bilir; fakirlik, yokluk veya açlık korkusu duymaz. "Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin -hayasızlığı emrediyor. Allah ise, size Kendisi'nden bağışlama ve bol ihsan (fazl) vadediyor. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 268) ayetinde bildirildiği gibi, şeytanın fakirlikle korkutması ona etki etmez, çünkü o Allah'a güvenir.
Allah'ın kendisi için hep en hayırlı olanı dileyeceğine güvenen kişi asla ümitsizliğe kapılmaz. Allah'ın "Şüphesiz Biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz." (Mü'min Suresi, 51) ayetini bilir ve Allah'ın yardımına güvenir.
Olaylar karşısında gereksiz ve aşırı tepkiler vermemesinden ve aldığı kararların isabetli olmasından dolayı olgun ve asil karakteri, etrafındaki kimselerce kolaylıkla fark edilir. Kadere Tam İman Eder Allah'a olan güveni sayesinde mümin, kadere tam olarak iman eder ve evrendeki her olayın ve canlı cansız tüm varlıkların Allah'ın kontrolünde olduğunu bilir. Bu gerçek ayetlerde şöyle bildirilir:
Allah'a tam bir teslimiyet içinde olan mümin sabırlıdır. Fakat bu sabır, günlük hayatta pek çok insanın şahit olduğu tavırlardan çok daha farklı, çok üstün ve kapsamlı bir ahlak özelliğidir. Kuran'da öğretilen gerçek sabır, sadece zorluklar karşısında değil, aksine hayatın her anında yaşanan bir ahlak özelliğidir. Gerçek sabır, zorluklarda olduğu kadar güzel olan herşeyde kararlılık ve istikrar göstermeyi, bir an olsun bunlardan taviz vermeyerek bir ömür süresince devam etmeyi gerektirir.
Allah'a güvenen, kendisini O'na teslim eden, O'na tevekkül eden kimse, nefsinin ve şeytanın kışkırtmalarından da korunmuş olur. Kuran'da bu sır, "Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur" (Nahl Suresi, 99) hükmü ile haber verilmektedir.
Allah'a güvenen mümin asla haksızlığa uğradığını düşünmez. Allah'ın her zaman için en adil kararı vermiş olduğuna tam bir güven duyar. "Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır." (Nisa Suresi, 124) ayetinde bildirildiği gibi, Allah'ın hiçbir davranışı karşılıksız bırakmayacağına ve Allah'ın adaletine güvenir.
Hiç kimse Allah dilemedikçe bir başkasına zarar veremez. Hiç kimse Allah'ın izni dışında bir başkasını öldüremez; canı alan ancak Allah'tır. Bu nedenle Allah'ın dışında herhangi bir varlıktan korkmanın anlamı yoktur. Allah'a tevekkül eden bir mümin de yalnızca Allah'tan korkar. Kuran'da bu gerçek sık sık hatırlatılır:
Allah, insanları hayatları boyunca kaderlerinde belirlediği birçok olayla dener. Bu olaylara tevekkül edenler, Allah'ın hoşnutluğunu ve sevgisini kazanırlar. Tevekkülsüz davrananlar ise, hem dünyada sıkıntı, huzursuzluk ve mutsuzluk yaşarlar, hem de ahirette sonsuz bir azapla karşılık görürler. Tevekkülün insan için hem dünyada hem de ahirette büyük bir kazanç ve kolaylık olduğu çok açık bir gerçektir. Allah, tevekkülle ilgili sırları müminlere vererek onların üzerinden zorlukları almış ve onlar için dünya hayatındaki imtihanı kolay hale getirmiştir.
|